9 Haziran 2021 Çarşamba

Mutlu Ailem!

 




Selam ağlama duvarım.

Artık yavaştan beni sarıp sarmalayan bir depresyondayım.

İnsanlardan bıktım

Çalışmaktan usandım

Annemden,babamdan,kardeşimden,akrabamdan tiksindim.

Hergün ama hergün dua ediyorum

Bu hayattan kurtulmak, yüklerimi artık omzumdan indirebilmek için.

Şimdi buraya da yazarak mühürlemek istiyorum.

Çalışmadan da mutlu yaşayabileceğim zengin bir hayat istiyorum.

Sağlıklı mutlu çocuklu bol bereketli bir ailem olsun istiyorum.

Annemin benden uzakta olmasını istiyorum.

Banka hesabımda harcayamayacağım kadar çok param olsun istiyorum.

Günlerin tadını, zamanın anlarını yaşamak istiyorum.

Kendime vaktim kalsın istiyorum.

Pekmezimle çocuklarımla eşimle huzurlu mutlu sağlıklı paralı bir hayatım olsun istiyorum.

Günlerim neşe ve keyif içinde geçsin istiyorum.

Gezmelere doyamayacağım,sevdiklerimin yanımda,sevmediklerimin uzakta olduğu güzel günler görmek istiyorum.

Ve hepsini bu yıl olsun istiyorum.

Amin.

6 Mayıs 2021 Perşembe

Ah Hayat!


Annem tam bir gerizekalı.

Bunu hakaret anlamında değil gerçek anlamda yazıyorum.

Hayatı, yanlış aldığı kararlardan ibaret.

İlk gençlik yıllarında çalışmak için okulu bırakmış. 

Bu arada iyi durumda olan taliplerini geri çevirmiş,

Henüz okuyan,babasının işleri bozulan,3 kızkardeşi olan babamı sevmiş.

Evlenmek için tahsilinin, askerliğinin bitmesini söyleyen kişileri dinlememiş.

Daha okurken beş parasız babamla evlenip kaynana evinde yaşamaya başlamış.

3 görümce,kaynata,kaynana,annem,babam düşünebiliyormusunuz bir evin içinde,

Tabi ki sorunlar çıkmış, babam okulu bitince askerlik serüveni başlamış,

Çok acelesi varmış gibi beni doğurmuş.

Askerlikte de biraz daha sürünüp, İstanbul'a gelmişler

Babam işe girmiş, paralanınca ayrı eve çıkmışlar.

8 sene süren evliliğin bitiş nedeni başka bir kadın.

Ama hikaye oraya gelene kadar yaşanan bir sürü olay var tabi ki

Ben doğduktan sonra çok geçmeden kızkardeşim doğmuş.

İnsan neden alalacele üstüste çocuk doğurur ki,

Babam paralanınca durumları da düzelmiş,

Ama evliliğin yokuş aşağıdaki gitme nedenleri bambaşka 

En önemli sorun ananemin bize taşınması. 

Sanki gidecek başka çocuğu yokmuş gibi annemle babamın yanına taşınmış.

Bu arada dayım vefat edince de annem üzüntüden babamla yataklarını ayırmış 

Kardeşim küçük olduğu için onunla uyumaya başlamış

Ananem de evde birçok şeye karışmaya başlamış

Gelince ayaklarını uzatmasın ayıp şunu aldır söyle bunları getirsin vs bir sürü vırvır

Babamın hayatına bu dönemde kadınlar girmeye başlamış

Daha az konuşmaya, geç gelmeye başlamış

Kocanın elden gittiğini farkeden annem bi bayram hiç unutmam saçlarını sarıya boyatmıştı

Ama babam eve geri dönememiş, uzun süreli bir ilişkisi varmış

Babaannem hep böyle anlatır işyerinden bir kadınmış

Sonuç olarak birbirlerini hırpalamaya başlamışlar,

Dayaklar,kavgalar,bitmek bilmeyen sesler geceleri uyandığım rüyalar,

En sonunda bir sabah babamın kanlı gömleğiyle evden ayrıldığını camdan izlemiştim,

Bir daha da gelmedi,

Babaanneme gitmişti

7 yaşındaydım daha okula yeni başlamıştım.

İnsanın evinde babasının olmaması çok büyük eksiklik ve asla yıllar geçse de kapanmayacak bir yara.

Babamla annem boşandılar

Babam 1,5 sene sonra halamın bulduğu bir kadınla evlendi

Annemin başka adamlarla ilişkileri oldu

Yani ikisi de hayatlarına gayet güzel devam ettiler 

Bense hep eksik büyüdüm.

Okul açılacağı zaman herkes annesiyle babasıyla okula gelirdi

ben tek başıma gider başkalarını izlerdim

Okulda veli toplantısı yapılacağı zaman babaannem gelirdi.

Herkes bana neden annemin gelmediğini sorardı.

Mahkeme bizi babama verince daha doğrusu annem bakacak kimse yok deyince

Babama verdi yalnızca haftasonları anneme giderdik

İlk 1,5 sene babannemde halamlar ve babamla birlikte yaşadık

Babam evlenince daha da üzüntülü yıllar başladı.

Üveyanne tam bir üveyanneydi

Ona anne dememizi ister demeyince de bizi aç bırakırdı

O kadar aç kalırdık ki o soğuk duvarları olan balkondan aşağıya bakar ve atlamayı düşünürdük

Sonra ya ölmezsek derdik

Ya daha beter olursa herşey 

ya yatalak olursak o zaman hiç yemek yiyemezdik hepten aç kalırdık

sonra nefesimizi tutmaya başladık, gözümüz kararana kadar nefesimizi tutardık

Belki ölürüz ya da bayılırız derdik

Açlıktan uyurduk bazen, hep çok zayıftık

ve kimse neden bu kadar zayıfsınız demezdi

Üveyanne yüzümüzü tırmalardı kimse neden oldu demezdi

adeta görünmezdik kimse bizi farkedip yardım etmek istemedi!

sabahları bozulmuş peynir yerdik hep tadı hala damağımda 

kuru ekmekler hep bizimdi

eve misafir gelirdi biz hizmet ederdik

sürekli temizlik yapardık

çok zor yıllardı

1 kere evden kaçtık anneme gittik

sandık ki bizi bağrına basıcak geri bırakmayacak

haftaiçiydi

kapıyı annem açmıştı

çok sevindik o gün ne tesadüfse işe gitmemişti

aa ne arıyorsunuz burda diyerek sesinde en ufak bir sevinç belirtisi olmadan bizi içeri aldı

meğer o gün onu istemeye geliyorlarmış

babaannemi aradı gel al bunları dedi

hiç unutmuyorum çok şıktı 

ama biz perişandık

hem annem bizi istemediği için hem de evleneceği için

eve döndüğümüzde babam bizimle günlerce konuşmadı

sonra annemin kısalttığı bir etek için ikimizi birden dövdü

aslında kızdığı şey eteğin kısalığı değil annemdi

tekme atarak dövdü bizi kimseye söyleyemedik

o döverken ben altıma kaçırdım hiç unutamıyorum 

dayak yerken üstümdeki yeleği çıkarıp altıma almıştım

sabah uyanınca o yeleği giydim tekrar bu kirli diyerek sesimi çıkaramadım

üveyannem bana acıdı yeleği hiçbirşey demeden yıkadı

bize hamur kızarttı

düşün o bile halimize üzüldü ama annemle babam eminim ki hiç üzülmediler.

sonra annem evlenemedi

ananem vefat etti

dedemden annem maaş bağlandı

bir de 10.000 TL para kaldı

o parayla oturduğu evi alması için sürekli komşu teyze baskı yaptı

o da her seferinde kızlarım çalışır bana ev alır dedi

biz de çocuğuz ne demek istiyor anlamıyoruz ev ne kadar nasıl alınır bilmiyoruz

alııırrıızz diyoruz

komşu tekrar ısrar ediyor evlenip gidecekler kız evladı bunlar kocaları izin vermezse beş kuruş veremezler ne ev alması?

sen al evini kendini sağlama al derdi

yok öyle damada kız vermem o zaman derdi annemde

bu cümlelerle büyüdük

kiramızı annemin takıldığı sevgilisi veriyordu

ve birgün adam artık kirayı veremeyeceğini işlerinin bozulduğunu söyledi.

annem kapıyı adamın üstüne kapattı

para yoksa bende yokum dedi

adam annemin onu para için sevdiğine ikna olup bi daha görüşmedi

ama ev kirası şimdi nolacaktı?

biz yeni işe girmiştik

babamın işleri bozulduğu için babaannemde kalıyorduk yine

annem kalkın gelin dedi pat diye  senedir çalıştığı işinden ayrıldı

böylece kirayı bizim üstümüze bıraktı

onca zorlu geçen yılların ardından elimiz ekmek tutunca annem bizi istemişti

özetle durum buydu

salak gibi kirayı ödemeye başladık

çok geçmeden Almanya'da ki ev sahibi evi sattığını ve boşaltmamız gerektiğini bildirdi

bu arada ananemden kalan 10.000  ev almak için değil evde ki babamdan kalan eşyalardan kurtulmak için harcamıştı annem

yeni koltuklar  sehpalar şifonyerler 

komşu yine dayanamadı alma ortada kalacaksın dedi 

dinlemedi

kardeşim biz büyürken hakkı geçmeyen tabir-i caizse bizi çocukken istemeyen ama paramız olunca bizi yanına alan annemden soğumuştu  işyerinden arkadaşına ona birini bulmasını söylemiş 

bana da sen de birini bul evlen bu saatten sonra ona mı bakacağız dedi

ev satılınca biz de anadolu yakasına taşındık

kirayı vermeye başladık

kardeşim 1 sene sonra evlendi gitti

evin sorumluluğu bana kaldı

aptalca deli gibi çalışıp ev bakmaya başladım ve hep bakacak bir annem var diyerek taliplerimi redettim

illa ki evi olmalıydı evleneceğim kişinin hatta annemi de yerleştireceğimiz bir ev daha olmalıydı

ortada mı kalacaktı

KEŞKE KALSAYDI

hayatım ona bakarak ve hezeyanlarını dinleyerek geçti

kardeşim gittiği yerde bu seferde kaynana belasına tutuldu

sinirden stresten üzüntüden midesini deldi

ailevi durumunu bilen kaynanası onu bağrına basmak yerine bu durumu ona karşı kullandı

sevmediği şeyleri yaparak canına okumuş,yerleri temizlediğinde eline ekmek alarak yerleri kırıntı yaparmış

duyduklarımız kadar söylemedikleri,anlatmadıkları da var tabi.

kardeşim erkenden evlenmek ve evden kurtulabilmek için kaynananın, kaynatanın olduğu eve gelin gitti.

ön teker nereye arka teker oraya misali

evlenmeden önce uyardık ama dinlemedi

velhasıl kardeşim evlendikten sonra her kira artışında evsahipleri ile kavga eden annem yüzünden oradan oraya taşındık

işyerindekiler artık benimle dalga geçiyordu

yine mi taşındınız? son ev nerde şimdi? ay ben o eve gelmişmiydim? gibi aptalca cümleler duymaktan bıkmıştım.

şimdi çok eski bir apartmandayız

o kadar eski ki apartmanda değil de hep beraber bir oda içerisinde gibi her kattakinin sesini duyabiliyorsunuz.

zaten 4 katlı bir apartman.

hayat böyle sürüp giderken annem hala ne ev sahibi olabildi ne de başka birşey!

yılları böyle boş boş geçti..

tıpkı benimkinin de geçtiği gibi..









21 Nisan 2021 Çarşamba

Fıtrat!

Kelimenin tam anlamıyla çıldırıyorum

Sürekli yürüyenler,her hareketine göz çevirenler, telefonunla konuşurken seni dinleyip bitince konuşman hakkında yorum yapanlar,gelip geçerken bilgisayar ekranını süzüp çalışıp çalışmadığına karar verenler,kıyafetini süzenler ve eleştirme hakkına sahip olduğunu düşünenler, telefon konuşmasını bağıra çağıra yapan düşüncesizler.. saymakla bitmeyen bir liste.

Yaklaşık 13,5 senedir açık ofis çalışanıyım.

Her türlü insanla karşılaştım diyebilirim. Ama en dikkat çekenleri de evli olduğu ve hatta açık ofiste çalıştığı halde çapkınlık yapanlar.

Bunlar aynı ekipten ya da başka departmandan gözüne kestirdikleri kişileri önce öğle yemeğine hep beraber çıkalım ayağıyla sonra da bu müşteriye beraber gidelim oyunuyla görüşmeye çağırıyor. Eğer karşı taraftan da bir ışık alırsa artık her öğlen aynı arabada görülmeleri mümkün..

Hatta akşamları da ya biz yakın oturuyoruz deyip yine aynı arabada görülmeleri mümkün.

Sakın benim kocam yapmaz demeyin.İstisnasız hepsi yapıyor.

Tek ayrılma noktası karşılık bulan var,bulamayan var. O flörtleşme herkesin hoşuna gidiyor. Kendini değerli hissediyor. Beğenilmek,talep edilmek önemli bir nokta burada.

Bir de bunu arkadaş ortamında anlatma durumu var erkekler arasında. Mesela şirkette bir grup olduğunu ve karısını aldatmayanı o gruba almadıklarını duymuştum. Grup içmeye gitse o kişi oğlum sen eve git karın kızar diye dalga geçilerek çağrılmıyor. Ya da senin karın şimdi hastadır sen gelemezsin git de bir çorba yap gibi konuşmalar geçiyor,

Bir gün akşam mesaiye kalmışız, nasıl eve gideriz diye konuşurken  bizim keltoş seni bu ablaksurat eve bıraksın dedi yakın oturuyormuşuz burada ablak yerine kişinin ismini söylediğini söylememe gerek yok sanırım.neyse bu ablaksurat yine yüzük takmaktan aciz evlilerden. Hani birini bulursa yüzük engel olmasın o arada karşımdakini kafalarsam kafalarım sonra da ben evliyim deyip başımdan savarım diye düşünüyor cücük beyinli.

Neyse arabasına bindik bu pislik gözlü poğaça yanaklı kalın kaşlı yarmagülün. Yolda başladı sen neden evlenmedin? Diye ebenin örekesi için evlenmedim diyemiyorsun politik bir cevap verip geçiştirdim. Sonra bu konuyu tam açamayınca işte ben de 12 yıllık evliyim diye başladı sanki soran olmuş gibi çok sıkılmışmış işte akşam eve yorgun argın gidince bir de çocukla oynamak zor geliyormuş bu arada karısı çalışmıyor ev hanımı bu babadan ev kalmış şanslılardan. Ee dedim bütün gün karının ilgilendiği çocukla 1 saat oynamak zormu geliyor ? sonuçta senin de çocuğun dimi? Deyince bu bir es çekti kendine. İşte zor bilmem ne evlilik zormuş yani diyor ki karımı aldatasım var münasip bir kaşar arıyorum acabağsı o sen olabilirmisin? Hoşşşştttt sen kim köpek de bana sarkıcaksın itin oğlu?  Herifte ki derde bak yoruluyormuş oynamak istemiyormuş madende çalışıyorsun çünkü demi götlek seni? Bütün gün laklak yaptığını herkes biliyor neyin yorgunluğu bu? Merdivenden çıkanlara bakmaktan boyun fıtığı oldun götlek seni!

Neyse ben duvara bağladım o saatten sonra bu da konuşamadı hatta gideceğim yer için de erkenden indim.

Ondan sonraki günlerde bu beyinsiz dönüp dönüp arkasına bakmaya, benimle ottan sebeplerle konuşmaya, bildiği şeyleri tekrar sormaya başladı.

Düşünüyorum konuşmamın hangi kısmını yanlış anladı acaba diye yok bulamıyorum.

Neyse ben sandalyemin ayarını yere yakın yaptım pc ekranını yukarı kaldırdım bunun suratını görmemek için resmen 10 takla attım şimdi olsa direkt şikayet ederim ama sırf işyerinde sorun çıkmasın diye sustum. Sustuğuma pişmanım.

Siz siz olun bu tarz tacizlere maruz kaldığınızda direkt şikayet edin. Müdürüne, insan kaynaklarına daha da olmadı şirket sahibine yazın. Karısını bulun instagramdan kocanız sizi aldatıyor yazın. Ailesini bulun oğlunuz işyerinde sapkınlık nedeniyle uyarı almak üzere deyin. Heryere şikayet edin. Ama susmayın.

Aradan birkaç ay geçti benim departmanımın değişeceği kesinleşti taşınmama birkaç gün var

Haberi kendisine gözümün önünde asistanı olacak kaşar seninki gidiyor diyerek verdi.

Kulaklarımla duydum. Bir kadın diğer bir kadına bunu nasıl yapabiliyor. Evli adam hiçbir bağı bulunmayan birine benimki diyor hemcinsinde senden bahsederken bu sıfatı kullanmaktan çekinmiyor.

Bu ablaksurat ebru gündeş şarkısı açmaya,tırnaklarını yemeye başladı. Adamın gözümün önünde ensesi karardı,kulakları kızardı tansiyonu çıktı. Tövbe est. Ulan diyorum ki biz sevgiliydik de benim mi haberim yoktu acabası? Yoo değildik yaa

Önümüzdeki günlerde işe gelemedi öyle bir tansiyonu düşmüş. Dilin ve diğer yerlerinde düşer inşallah! Amin.

Taşınacağım gün yerime gelen arkadaş da sıkıntı yaşamasın diye bu ablaksuratı yöneticisine şikayet eder bir mail gönderdim. Ben çok rahatsızdım bakmasından işte yerime gelen arkadaş da sorun yaşasın istemem kendisini uyarmanızı istiyorum falan şeklinde.

Yöneticisi beni yanına çağırdı ve aynen şu cümleyi kurdu: eminmisin o bana bakıyor sana değil!

Neeeey? Adamın aslında aa öylemi demeden bunu söylemesi zaten herşeyin farkında olduğunun göstergesi belki de ona da benimki diye bahsetti ablaksurat tabi ki eminim dedim sonra ayrıca sürekli size dönüp bakan ve hiçbirşey söylemeyen bir eleman sizce normal mi? size neden bakıyor o halde sorgulamadınız mı dedim bi sustu yok ya öyle biri değil dedi. Bu arada yeni gelen arkadaş bunun bakışlarını farketmiş, 1-2 seferde masanın yanından geçerken pantolonunu düzeltmiş kız gıcık olmuş benden sonra o da gitti şikayet etti peki yönetici ona ne cevap vermiş dersiniz; erkeğin fıtratında var o bakarsa siz bakmayacaksınız!  Buyur burdan yak!

Adam herşeyin farkında ve örtbas ediyor olayı.

Al birini vur ötekine.

Ben başka departmana geçtim ve artık onun göremediği bir yerdeyim diye sevinirken bu telefonla arayıp başkasına sorması gereken soruları bana sormaya başladı.

2.telefonda ya siz nasıl bir insansınız diye bir başladım resmen bu sefer de benim tansiyonum oynadı.

Sizi yöneticinize şikayet ettim hala beni arıyorsunuz aramayın beni, sizinle görüşmek istemiyorum sizden rahatsız oluyorum diye açıkça telefonda söyledim.

Cevap ne dersiniz;  ne oldu ki aramızda bu kadar?

Ananın örekesi oldu! Diyecektim yine açık ofiste çalıştığım aklıma geldi son dakika.

Çat diye suratına kapattım telefonu.

Sonraki günlerde yüzsüz başka bir şey sormak için yine aradı!

Hani sen ne düşünürsen düşün ben seninle görüşürüm demeye getiriyor!

Kısa cevaplar verip geçiştirdim ve bir daha da aramadı

Şirket içerisinde gördüğümde görmezden geliyorum,onun olduğu asansöre binmiyorum.

Ve öldüğünü düşünüyorum o yok aslında orada öyle biri yok !

Yok sayarak  yok olmasını sağladım zamanla. Ne kadar düşünürseniz o kadar kendinize çekersiniz.

Çekim yasası kuralı bu. En iyisi yok saymak, bakmamak, görmemek,duymamak!

Yoksa fıtratına sıçtıklarım bitmez bu dünyada!

 

 

 

 

 

 


Mutlu Ailem!

  Selam ağlama duvarım. Artık yavaştan beni sarıp sarmalayan bir depresyondayım. İnsanlardan bıktım Çalışmaktan usandım Annemden,bab...