Annem tam bir gerizekalı.
Bunu hakaret anlamında değil gerçek anlamda yazıyorum.
Hayatı, yanlış aldığı kararlardan ibaret.
İlk gençlik yıllarında çalışmak için okulu bırakmış.
Bu arada iyi durumda olan taliplerini geri çevirmiş,
Henüz okuyan,babasının işleri bozulan,3 kızkardeşi olan babamı sevmiş.
Evlenmek için tahsilinin, askerliğinin bitmesini söyleyen kişileri dinlememiş.
Daha okurken beş parasız babamla evlenip kaynana evinde yaşamaya başlamış.
3 görümce,kaynata,kaynana,annem,babam düşünebiliyormusunuz bir evin içinde,
Tabi ki sorunlar çıkmış, babam okulu bitince askerlik serüveni başlamış,
Çok acelesi varmış gibi beni doğurmuş.
Askerlikte de biraz daha sürünüp, İstanbul'a gelmişler
Babam işe girmiş, paralanınca ayrı eve çıkmışlar.
8 sene süren evliliğin bitiş nedeni başka bir kadın.
Ama hikaye oraya gelene kadar yaşanan bir sürü olay var tabi ki
Ben doğduktan sonra çok geçmeden kızkardeşim doğmuş.
İnsan neden alalacele üstüste çocuk doğurur ki,
Babam paralanınca durumları da düzelmiş,
Ama evliliğin yokuş aşağıdaki gitme nedenleri bambaşka
En önemli sorun ananemin bize taşınması.
Sanki gidecek başka çocuğu yokmuş gibi annemle babamın yanına taşınmış.
Bu arada dayım vefat edince de annem üzüntüden babamla yataklarını ayırmış
Kardeşim küçük olduğu için onunla uyumaya başlamış
Ananem de evde birçok şeye karışmaya başlamış
Gelince ayaklarını uzatmasın ayıp şunu aldır söyle bunları getirsin vs bir sürü vırvır
Babamın hayatına bu dönemde kadınlar girmeye başlamış
Daha az konuşmaya, geç gelmeye başlamış
Kocanın elden gittiğini farkeden annem bi bayram hiç unutmam saçlarını sarıya boyatmıştı
Ama babam eve geri dönememiş, uzun süreli bir ilişkisi varmış
Babaannem hep böyle anlatır işyerinden bir kadınmış
Sonuç olarak birbirlerini hırpalamaya başlamışlar,
Dayaklar,kavgalar,bitmek bilmeyen sesler geceleri uyandığım rüyalar,
En sonunda bir sabah babamın kanlı gömleğiyle evden ayrıldığını camdan izlemiştim,
Bir daha da gelmedi,
Babaanneme gitmişti
7 yaşındaydım daha okula yeni başlamıştım.
İnsanın evinde babasının olmaması çok büyük eksiklik ve asla yıllar geçse de kapanmayacak bir yara.
Babamla annem boşandılar
Babam 1,5 sene sonra halamın bulduğu bir kadınla evlendi
Annemin başka adamlarla ilişkileri oldu
Yani ikisi de hayatlarına gayet güzel devam ettiler
Bense hep eksik büyüdüm.
Okul açılacağı zaman herkes annesiyle babasıyla okula gelirdi
ben tek başıma gider başkalarını izlerdim
Okulda veli toplantısı yapılacağı zaman babaannem gelirdi.
Herkes bana neden annemin gelmediğini sorardı.
Mahkeme bizi babama verince daha doğrusu annem bakacak kimse yok deyince
Babama verdi yalnızca haftasonları anneme giderdik
İlk 1,5 sene babannemde halamlar ve babamla birlikte yaşadık
Babam evlenince daha da üzüntülü yıllar başladı.
Üveyanne tam bir üveyanneydi
Ona anne dememizi ister demeyince de bizi aç bırakırdı
O kadar aç kalırdık ki o soğuk duvarları olan balkondan aşağıya bakar ve atlamayı düşünürdük
Sonra ya ölmezsek derdik
Ya daha beter olursa herşey
ya yatalak olursak o zaman hiç yemek yiyemezdik hepten aç kalırdık
sonra nefesimizi tutmaya başladık, gözümüz kararana kadar nefesimizi tutardık
Belki ölürüz ya da bayılırız derdik
Açlıktan uyurduk bazen, hep çok zayıftık
ve kimse neden bu kadar zayıfsınız demezdi
Üveyanne yüzümüzü tırmalardı kimse neden oldu demezdi
adeta görünmezdik kimse bizi farkedip yardım etmek istemedi!
sabahları bozulmuş peynir yerdik hep tadı hala damağımda
kuru ekmekler hep bizimdi
eve misafir gelirdi biz hizmet ederdik
sürekli temizlik yapardık
çok zor yıllardı
1 kere evden kaçtık anneme gittik
sandık ki bizi bağrına basıcak geri bırakmayacak
haftaiçiydi
kapıyı annem açmıştı
çok sevindik o gün ne tesadüfse işe gitmemişti
aa ne arıyorsunuz burda diyerek sesinde en ufak bir sevinç belirtisi olmadan bizi içeri aldı
meğer o gün onu istemeye geliyorlarmış
babaannemi aradı gel al bunları dedi
hiç unutmuyorum çok şıktı
ama biz perişandık
hem annem bizi istemediği için hem de evleneceği için
eve döndüğümüzde babam bizimle günlerce konuşmadı
sonra annemin kısalttığı bir etek için ikimizi birden dövdü
aslında kızdığı şey eteğin kısalığı değil annemdi
tekme atarak dövdü bizi kimseye söyleyemedik
o döverken ben altıma kaçırdım hiç unutamıyorum
dayak yerken üstümdeki yeleği çıkarıp altıma almıştım
sabah uyanınca o yeleği giydim tekrar bu kirli diyerek sesimi çıkaramadım
üveyannem bana acıdı yeleği hiçbirşey demeden yıkadı
bize hamur kızarttı
düşün o bile halimize üzüldü ama annemle babam eminim ki hiç üzülmediler.
sonra annem evlenemedi
ananem vefat etti
dedemden annem maaş bağlandı
bir de 10.000 TL para kaldı
o parayla oturduğu evi alması için sürekli komşu teyze baskı yaptı
o da her seferinde kızlarım çalışır bana ev alır dedi
biz de çocuğuz ne demek istiyor anlamıyoruz ev ne kadar nasıl alınır bilmiyoruz
alııırrıızz diyoruz
komşu tekrar ısrar ediyor evlenip gidecekler kız evladı bunlar kocaları izin vermezse beş kuruş veremezler ne ev alması?
sen al evini kendini sağlama al derdi
yok öyle damada kız vermem o zaman derdi annemde
bu cümlelerle büyüdük
kiramızı annemin takıldığı sevgilisi veriyordu
ve birgün adam artık kirayı veremeyeceğini işlerinin bozulduğunu söyledi.
annem kapıyı adamın üstüne kapattı
para yoksa bende yokum dedi
adam annemin onu para için sevdiğine ikna olup bi daha görüşmedi
ama ev kirası şimdi nolacaktı?
biz yeni işe girmiştik
babamın işleri bozulduğu için babaannemde kalıyorduk yine
annem kalkın gelin dedi pat diye senedir çalıştığı işinden ayrıldı
böylece kirayı bizim üstümüze bıraktı
onca zorlu geçen yılların ardından elimiz ekmek tutunca annem bizi istemişti
özetle durum buydu
salak gibi kirayı ödemeye başladık
çok geçmeden Almanya'da ki ev sahibi evi sattığını ve boşaltmamız gerektiğini bildirdi
bu arada ananemden kalan 10.000 ev almak için değil evde ki babamdan kalan eşyalardan kurtulmak için harcamıştı annem
yeni koltuklar sehpalar şifonyerler
komşu yine dayanamadı alma ortada kalacaksın dedi
dinlemedi
kardeşim biz büyürken hakkı geçmeyen tabir-i caizse bizi çocukken istemeyen ama paramız olunca bizi yanına alan annemden soğumuştu işyerinden arkadaşına ona birini bulmasını söylemiş
bana da sen de birini bul evlen bu saatten sonra ona mı bakacağız dedi
ev satılınca biz de anadolu yakasına taşındık
kirayı vermeye başladık
kardeşim 1 sene sonra evlendi gitti
evin sorumluluğu bana kaldı
aptalca deli gibi çalışıp ev bakmaya başladım ve hep bakacak bir annem var diyerek taliplerimi redettim
illa ki evi olmalıydı evleneceğim kişinin hatta annemi de yerleştireceğimiz bir ev daha olmalıydı
ortada mı kalacaktı
KEŞKE KALSAYDI
hayatım ona bakarak ve hezeyanlarını dinleyerek geçti
kardeşim gittiği yerde bu seferde kaynana belasına tutuldu
sinirden stresten üzüntüden midesini deldi
ailevi durumunu bilen kaynanası onu bağrına basmak yerine bu durumu ona karşı kullandı
sevmediği şeyleri yaparak canına okumuş,yerleri temizlediğinde eline ekmek alarak yerleri kırıntı yaparmış
duyduklarımız kadar söylemedikleri,anlatmadıkları da var tabi.
kardeşim erkenden evlenmek ve evden kurtulabilmek için kaynananın, kaynatanın olduğu eve gelin gitti.
ön teker nereye arka teker oraya misali
evlenmeden önce uyardık ama dinlemedi
velhasıl kardeşim evlendikten sonra her kira artışında evsahipleri ile kavga eden annem yüzünden oradan oraya taşındık
işyerindekiler artık benimle dalga geçiyordu
yine mi taşındınız? son ev nerde şimdi? ay ben o eve gelmişmiydim? gibi aptalca cümleler duymaktan bıkmıştım.
şimdi çok eski bir apartmandayız
o kadar eski ki apartmanda değil de hep beraber bir oda içerisinde gibi her kattakinin sesini duyabiliyorsunuz.
zaten 4 katlı bir apartman.
hayat böyle sürüp giderken annem hala ne ev sahibi olabildi ne de başka birşey!
yılları böyle boş boş geçti..
tıpkı benimkinin de geçtiği gibi..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder