6 Mayıs 2021 Perşembe

Ah Hayat!


Annem tam bir gerizekalı.

Bunu hakaret anlamında değil gerçek anlamda yazıyorum.

Hayatı, yanlış aldığı kararlardan ibaret.

İlk gençlik yıllarında çalışmak için okulu bırakmış. 

Bu arada iyi durumda olan taliplerini geri çevirmiş,

Henüz okuyan,babasının işleri bozulan,3 kızkardeşi olan babamı sevmiş.

Evlenmek için tahsilinin, askerliğinin bitmesini söyleyen kişileri dinlememiş.

Daha okurken beş parasız babamla evlenip kaynana evinde yaşamaya başlamış.

3 görümce,kaynata,kaynana,annem,babam düşünebiliyormusunuz bir evin içinde,

Tabi ki sorunlar çıkmış, babam okulu bitince askerlik serüveni başlamış,

Çok acelesi varmış gibi beni doğurmuş.

Askerlikte de biraz daha sürünüp, İstanbul'a gelmişler

Babam işe girmiş, paralanınca ayrı eve çıkmışlar.

8 sene süren evliliğin bitiş nedeni başka bir kadın.

Ama hikaye oraya gelene kadar yaşanan bir sürü olay var tabi ki

Ben doğduktan sonra çok geçmeden kızkardeşim doğmuş.

İnsan neden alalacele üstüste çocuk doğurur ki,

Babam paralanınca durumları da düzelmiş,

Ama evliliğin yokuş aşağıdaki gitme nedenleri bambaşka 

En önemli sorun ananemin bize taşınması. 

Sanki gidecek başka çocuğu yokmuş gibi annemle babamın yanına taşınmış.

Bu arada dayım vefat edince de annem üzüntüden babamla yataklarını ayırmış 

Kardeşim küçük olduğu için onunla uyumaya başlamış

Ananem de evde birçok şeye karışmaya başlamış

Gelince ayaklarını uzatmasın ayıp şunu aldır söyle bunları getirsin vs bir sürü vırvır

Babamın hayatına bu dönemde kadınlar girmeye başlamış

Daha az konuşmaya, geç gelmeye başlamış

Kocanın elden gittiğini farkeden annem bi bayram hiç unutmam saçlarını sarıya boyatmıştı

Ama babam eve geri dönememiş, uzun süreli bir ilişkisi varmış

Babaannem hep böyle anlatır işyerinden bir kadınmış

Sonuç olarak birbirlerini hırpalamaya başlamışlar,

Dayaklar,kavgalar,bitmek bilmeyen sesler geceleri uyandığım rüyalar,

En sonunda bir sabah babamın kanlı gömleğiyle evden ayrıldığını camdan izlemiştim,

Bir daha da gelmedi,

Babaanneme gitmişti

7 yaşındaydım daha okula yeni başlamıştım.

İnsanın evinde babasının olmaması çok büyük eksiklik ve asla yıllar geçse de kapanmayacak bir yara.

Babamla annem boşandılar

Babam 1,5 sene sonra halamın bulduğu bir kadınla evlendi

Annemin başka adamlarla ilişkileri oldu

Yani ikisi de hayatlarına gayet güzel devam ettiler 

Bense hep eksik büyüdüm.

Okul açılacağı zaman herkes annesiyle babasıyla okula gelirdi

ben tek başıma gider başkalarını izlerdim

Okulda veli toplantısı yapılacağı zaman babaannem gelirdi.

Herkes bana neden annemin gelmediğini sorardı.

Mahkeme bizi babama verince daha doğrusu annem bakacak kimse yok deyince

Babama verdi yalnızca haftasonları anneme giderdik

İlk 1,5 sene babannemde halamlar ve babamla birlikte yaşadık

Babam evlenince daha da üzüntülü yıllar başladı.

Üveyanne tam bir üveyanneydi

Ona anne dememizi ister demeyince de bizi aç bırakırdı

O kadar aç kalırdık ki o soğuk duvarları olan balkondan aşağıya bakar ve atlamayı düşünürdük

Sonra ya ölmezsek derdik

Ya daha beter olursa herşey 

ya yatalak olursak o zaman hiç yemek yiyemezdik hepten aç kalırdık

sonra nefesimizi tutmaya başladık, gözümüz kararana kadar nefesimizi tutardık

Belki ölürüz ya da bayılırız derdik

Açlıktan uyurduk bazen, hep çok zayıftık

ve kimse neden bu kadar zayıfsınız demezdi

Üveyanne yüzümüzü tırmalardı kimse neden oldu demezdi

adeta görünmezdik kimse bizi farkedip yardım etmek istemedi!

sabahları bozulmuş peynir yerdik hep tadı hala damağımda 

kuru ekmekler hep bizimdi

eve misafir gelirdi biz hizmet ederdik

sürekli temizlik yapardık

çok zor yıllardı

1 kere evden kaçtık anneme gittik

sandık ki bizi bağrına basıcak geri bırakmayacak

haftaiçiydi

kapıyı annem açmıştı

çok sevindik o gün ne tesadüfse işe gitmemişti

aa ne arıyorsunuz burda diyerek sesinde en ufak bir sevinç belirtisi olmadan bizi içeri aldı

meğer o gün onu istemeye geliyorlarmış

babaannemi aradı gel al bunları dedi

hiç unutmuyorum çok şıktı 

ama biz perişandık

hem annem bizi istemediği için hem de evleneceği için

eve döndüğümüzde babam bizimle günlerce konuşmadı

sonra annemin kısalttığı bir etek için ikimizi birden dövdü

aslında kızdığı şey eteğin kısalığı değil annemdi

tekme atarak dövdü bizi kimseye söyleyemedik

o döverken ben altıma kaçırdım hiç unutamıyorum 

dayak yerken üstümdeki yeleği çıkarıp altıma almıştım

sabah uyanınca o yeleği giydim tekrar bu kirli diyerek sesimi çıkaramadım

üveyannem bana acıdı yeleği hiçbirşey demeden yıkadı

bize hamur kızarttı

düşün o bile halimize üzüldü ama annemle babam eminim ki hiç üzülmediler.

sonra annem evlenemedi

ananem vefat etti

dedemden annem maaş bağlandı

bir de 10.000 TL para kaldı

o parayla oturduğu evi alması için sürekli komşu teyze baskı yaptı

o da her seferinde kızlarım çalışır bana ev alır dedi

biz de çocuğuz ne demek istiyor anlamıyoruz ev ne kadar nasıl alınır bilmiyoruz

alııırrıızz diyoruz

komşu tekrar ısrar ediyor evlenip gidecekler kız evladı bunlar kocaları izin vermezse beş kuruş veremezler ne ev alması?

sen al evini kendini sağlama al derdi

yok öyle damada kız vermem o zaman derdi annemde

bu cümlelerle büyüdük

kiramızı annemin takıldığı sevgilisi veriyordu

ve birgün adam artık kirayı veremeyeceğini işlerinin bozulduğunu söyledi.

annem kapıyı adamın üstüne kapattı

para yoksa bende yokum dedi

adam annemin onu para için sevdiğine ikna olup bi daha görüşmedi

ama ev kirası şimdi nolacaktı?

biz yeni işe girmiştik

babamın işleri bozulduğu için babaannemde kalıyorduk yine

annem kalkın gelin dedi pat diye  senedir çalıştığı işinden ayrıldı

böylece kirayı bizim üstümüze bıraktı

onca zorlu geçen yılların ardından elimiz ekmek tutunca annem bizi istemişti

özetle durum buydu

salak gibi kirayı ödemeye başladık

çok geçmeden Almanya'da ki ev sahibi evi sattığını ve boşaltmamız gerektiğini bildirdi

bu arada ananemden kalan 10.000  ev almak için değil evde ki babamdan kalan eşyalardan kurtulmak için harcamıştı annem

yeni koltuklar  sehpalar şifonyerler 

komşu yine dayanamadı alma ortada kalacaksın dedi 

dinlemedi

kardeşim biz büyürken hakkı geçmeyen tabir-i caizse bizi çocukken istemeyen ama paramız olunca bizi yanına alan annemden soğumuştu  işyerinden arkadaşına ona birini bulmasını söylemiş 

bana da sen de birini bul evlen bu saatten sonra ona mı bakacağız dedi

ev satılınca biz de anadolu yakasına taşındık

kirayı vermeye başladık

kardeşim 1 sene sonra evlendi gitti

evin sorumluluğu bana kaldı

aptalca deli gibi çalışıp ev bakmaya başladım ve hep bakacak bir annem var diyerek taliplerimi redettim

illa ki evi olmalıydı evleneceğim kişinin hatta annemi de yerleştireceğimiz bir ev daha olmalıydı

ortada mı kalacaktı

KEŞKE KALSAYDI

hayatım ona bakarak ve hezeyanlarını dinleyerek geçti

kardeşim gittiği yerde bu seferde kaynana belasına tutuldu

sinirden stresten üzüntüden midesini deldi

ailevi durumunu bilen kaynanası onu bağrına basmak yerine bu durumu ona karşı kullandı

sevmediği şeyleri yaparak canına okumuş,yerleri temizlediğinde eline ekmek alarak yerleri kırıntı yaparmış

duyduklarımız kadar söylemedikleri,anlatmadıkları da var tabi.

kardeşim erkenden evlenmek ve evden kurtulabilmek için kaynananın, kaynatanın olduğu eve gelin gitti.

ön teker nereye arka teker oraya misali

evlenmeden önce uyardık ama dinlemedi

velhasıl kardeşim evlendikten sonra her kira artışında evsahipleri ile kavga eden annem yüzünden oradan oraya taşındık

işyerindekiler artık benimle dalga geçiyordu

yine mi taşındınız? son ev nerde şimdi? ay ben o eve gelmişmiydim? gibi aptalca cümleler duymaktan bıkmıştım.

şimdi çok eski bir apartmandayız

o kadar eski ki apartmanda değil de hep beraber bir oda içerisinde gibi her kattakinin sesini duyabiliyorsunuz.

zaten 4 katlı bir apartman.

hayat böyle sürüp giderken annem hala ne ev sahibi olabildi ne de başka birşey!

yılları böyle boş boş geçti..

tıpkı benimkinin de geçtiği gibi..









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mutlu Ailem!

  Selam ağlama duvarım. Artık yavaştan beni sarıp sarmalayan bir depresyondayım. İnsanlardan bıktım Çalışmaktan usandım Annemden,bab...